Güzellik ve Bakım 4 dk okuma
Gece Boyunca Yastıkta Ne Olur? Kumaş, Sürtünme ve Yüz İzleri
Cilde ve saça en uzun süre temas eden şey ürün değil kumaştır. Gece boyunca oluşan sürtünmenin etkileri ve alınabilecek basit önlemler.
Yazar: Mertan Yücel
Bakım denince akla genelde yüze sürülen ürünler ve aynanın karşısında geçirilen dakikalar gelir. Oysa gün içinde cilde ve saça en uzun süre temas eden şey ürün değil, kumaştır. Gecenin altı yedi saati boyunca yüzün bir bölümü ve saçın tamamı sürekli bir yüzeye yaslanır, o yüzeyle sürtünür, nemini ona kaptırır. Sabah aynada görülen izlerin, kabaran uçların ve beklenmedik kırıkların önemli bir kısmı bu saatlerde oluşur.
Gece boyunca ne kadar hareket ediyoruz
İnsan uykuda sanıldığı gibi taş gibi durmaz. Gece boyunca defalarca pozisyon değiştirir, başını çevirir, yüzünü yastığa gömüp yeniden kaldırır. Her hareket, deri ve saç telleri için küçük bir sürtünme demektir. Tek başına önemsiz görünen bu temaslar, her gece tekrarlandığında birikimli bir etkiye dönüşür. Bakımda genellikle gözden kaçan nokta budur: sorun tek bir gecede değil, aynı hareketin yüzlerce kez tekrar etmesinde yatar.
Yüzdeki çizgiler neden sabah belirgin olur
Yan yatanlar sabah kalktığında yanakta ya da şakakta kırışık benzeri izler görebilir. Bunlar kumaşın katlarının deriye basmasıyla oluşur ve çoğu zaman kısa sürede kaybolur. İz ne kadar geç siliniyorsa, derinin o gün ne kadar kuru ve gergin olduğu hakkında da fikir verir. Nemli ve esnek bir deri şeklini daha çabuk toplar. Bu yüzden sabah izleri, ürünlerden çok cildin genel durumunun sessiz bir göstergesi sayılabilir.
Sırtüstü yatmak bu temasın büyük bölümünü ortadan kaldırır, ancak herkesin uyku pozisyonunu iradeyle değiştirmesi mümkün değildir. Zorlamak yerine temas eden yüzeyi iyileştirmek çoğunlukla daha gerçekçi bir yoldur. Aynı şekilde yüzü tamamen yastığa gömmek yerine başın yan tarafına yaslanacak bir düzen kurmak da teması azaltır.
Kumaşın dokusu neyi değiştirir
Sık dokunmuş, düz yüzeyli kumaşlar sürtünmeyi azaltır; gevşek ve tüylü dokular ise saç telini tutup çeker. Pamuk gündelik kullanımda rahattır ama nemi kolayca emer; saten ya da ipek gibi kaygan yüzeyler nemi daha az çeker ve saçın üzerinden kayarak geçmesine izin verir. Hangi kumaş seçilirse seçilsin belirleyici olan yüzeyin pürüzsüzlüğüdür. Yıpranmış, sertleşmiş bir kılıf, malzemesi ne olursa olsun daha çok sürtünür.
Saç için geceye hazırlık
Islak saçla yatmak, telin en kırılgan olduğu anda onu sürtünmeye açık bırakır. Saç ıslakken esner ve bu esneme sınırı zorlandığında kırılma ortaya çıkar. Mümkünse saçın büyük ölçüde kuruması beklenmelidir. Saçı sıkı toplamak da çözüm değildir; aynı noktadan sürekli gerilen tel, zamanla o noktadan zayıflar. Gevşek bir örgü ya da tepede yumuşak bir toplama, teli dağılmadan tutar ve sabah dolaşıklığını azaltır.
Uzun saçlarda sürtünme en çok uçlarda görülür, çünkü uç kısım hem en eski hem de en ince bölümdür. Yatmadan önce uçların kısa bir tarakla nazikçe açılması, gece boyunca düğümlenmeyi ve sabah zorla çekilerek çözülmeyi önler. Sabah tarama işlemi, saç kurumuşken ve uçtan köke doğru yapıldığında çok daha az kayıp verir.
Nem, oda havası ve mevsim
Isıtmanın açık olduğu kuru odalarda hem deri hem saç gece boyunca nem kaybeder. Kuruyan tel daha kolay elektriklenir ve kumaşa yapışır, kuruyan deri ise izleri daha uzun süre tutar. Odayı aşırı ısıtmamak, kalorifer yakınında yatmamak ve havanın çok kurumasını engellemek basit ama etkili önlemlerdir. Mevsim değiştiğinde ciltte ve saçta hissedilen ani farkın nedeni çoğu zaman ürünler değil, odanın havasıdır.
Temizlik ve değiştirme sıklığı
Yastık kılıfı, gün içinde yüze temas eden her şeyden daha uzun süre ciltle beraberdir. Ter, sebum, saça uygulanan ürünler ve tozun birikmesi zamanla yüzeyi hem kirletir hem sertleştirir. Düzenli aralıklarla değiştirmek, akne eğilimi olan ciltler için özellikle anlamlıdır. Yıkarken çok fazla yumuşatıcı kullanmak kumaşın üzerinde ince bir kalıntı bırakabileceği için ölçülü davranmak gerekir.
Gece bakımını ürün sırasına indirgemek yaygın bir alışkanlıktır. Oysa aynı saatlerde çalışan başka bir mekanizma daha vardır ve o mekanizmanın malzemesi kumaştır. Yastığın yüzeyini düzeltmek, saçı gece için hazırlamak ve odanın havasını gözden kaçırmamak, hiçbir şey satın almadan yapılabilecek düzenlemelerdir. Sabah aynaya bakıldığında fark edilen küçük iyileşmelerin çoğu, tam da bu sessiz saatlerde kazanılır.
Sabahın ilk yarım saati
Gece boyunca oluşan izlerin çoğu, uyanır uyanmaz değil, kalktıktan bir süre sonra netleşir. Yüzü hemen sert bir havluyla ovmak yerine birkaç dakika beklemek, derinin kendi şeklini toplamasına zaman tanır. Saç için de aynısı geçerlidir: yastıktan yeni kalkmış tel, en dolaşık ve en elektrikli halindedir. Aceleyle taranan saçın verdiği kayıp, gece boyunca yaşanan sürtünmenin toplamından bile fazla olabilir. Sabahın ilk yarım saatini yavaşlatmak, gecenin etkisini büyük ölçüde geri alır.